Mavi İlahi
"Mavi İlahi" Uyandığımda yatağımın içinde sırılsıklamdım. Korkunç bir rüyanın kan ve tuz kokusu hala burnumdaydı. Saate baktım, geç kalmıştım. Kahvaltı ve kahveyi pas geçip sabah metrosuna yetişmek için büyük bir aceleyle kendimi sokağa attım. Merdivenleri koşarak inerken metro kapılarının kapanmak üzere olduğunu ayrıca içine sığışmak için neredeyse daracık bir alanın bile kalmadığını görebiliyordum. Yine de son saniye yetişip bir adımımı kayar kapıların arasındaki basamağa atınca insanların söylenerek itişmesiyle benim sığabileceğim dar bir boşluk oluştu. İş yerine yaptığım bir saatlik yolculuk ayakta, tanımadığım insanlarla sıkı bir temas halinde, havasız ve daracık bir alanda geçmişti. Etrafıma bakındığımda siyah ile beyaz arasında, grinin çeşitli tonlarını içeren o geniş paletle boyanmış bir şehri görüyordum. Bütün bu sabah koşturmacası ve açlığın da etkisiyle ofise vardığımda tüm enerjim tükenmişti bile. Evrak çantamı ve kol çantamı masaya bıraktıktan sonra sırasıyla ofi...